Eğitim-İş olarak; araştırmacı gazeteciliğin onurlu ismi, Cumhuriyet devrimlerinin yılmaz savunucusu, “Kalpaksız Kuvayı Milliyeci”miz Uğur Mumcu’yu, katledilişinin 33. yılında derin bir özlem ve saygıyla anıyoruz.
Uğur Mumcu; ömrünü bu toprakların bağımsızlık mücadelesine adamış, gericiliğe ve emperyalizme karşı kalemini bir silah olarak kullanmış, her türlü baskıya ve tehdide karşı halkının yanında yer almış bir aydınlanma neferidir.
24 Ocak 1993’te Ankara Karlı Sokak’ta patlayan bomba yalnızca bir aydınımızın bedenini değil; Tam Bağımsız Türkiye idealini, Atatürk ilke ve devrimlerini, hukukun üstünlüğünü ve halkımızın haber alma hakkını hedef almıştır.
Gazetecilik mesleğini, halkına karşı bir sorumluluk olarak gören aydınımız Uğur Mumcu; kaynaklarımızın özelleştirmeler yoluyla sermayeye peşkeş çekildiği, laikliğin kuşatıldığı, tarikat ve cemaat yapılarının devletin içine sızdığı, siyaset-mafya-sermaye üçgeninde ilişkilerin derinleştiği bir dönemde; canı pahasına halkının yanında yer almaktan bir an olsun vazgeçmedi.
Gelinen noktada Mumcu’nun uyarılarında ne denli haklı olduğu, her gün yeniden tescillenmektedir; kamusal eğitim piyasaya teslim edilmekte, eğitim emekçileri ve öğrenciler tarikat ve sermaye kuşatmasına alınmakta, laiklik sistematik şekilde aşındırılmakta, emekçi halkımız güvencesizliğe ve yoksulluğa mahkûm edilmektedir. Siyasi iktidar tarafından dayatılan gericilik ve piyasacılığa itiraz edenler ise yargı sopasıyla susturulmaya çalışılmaktadır.
Dün faili meçhul cinayetlerle aydınlarımızı hedef alan zihniyet ile bugün piyasacı ve gerici kuşatmalarla laik, bilimsel ve kamusal eğitimi tasfiye eden zihniyet aynıdır.
Eğitim-İş olarak; katledilen aydınlarımızdan aldığımız meşaleyi, laik ve bilimsel eğitim mücadelemizle aydınlık yarınlara taşımakta kararlıyız.
Uğur Mumcu’yu katledilişinin 33. yılında; karanlığa, gericiliğe ve emperyalizme karşı verdiğimiz mücadelenin pusulası olan sözleriyle anıyoruz:
“Ben Atatürkçüyüm, ben, cumhuriyetçiyim, ben lâikim, ben antiemperyalistim, ben tam bağımsız Türkiye’den yanayım, ben insan hakları savunucusuyum, ben terörün karşısındayım; ben yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım.”