DOLAR 41,0332 0,26%
EURO 48,0088 0,27%
ALTIN 4.544,150,78
BITCOIN 4472344-3.5898%
Tekirdağ
26°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

  • HABERLER
  • SERVİS 1
  • SERVİS 3
  • FİNANSİF
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
BARODA BASIN TOPLANTISI “HER ZAMAN HUKUKSUZLUĞUN KARŞISINDA OLACAĞIZ”

BARODA BASIN TOPLANTISI “HER ZAMAN HUKUKSUZLUĞUN KARŞISINDA OLACAĞIZ”

ABONE OL
29 Ağustos 2025 14:38
BARODA BASIN TOPLANTISI “HER ZAMAN HUKUKSUZLUĞUN KARŞISINDA OLACAĞIZ”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tekirdağ Baro Başkanlığı adli yılın başlayacak olması nedeniyle Baro binasında basın toplantısı düzenledi. Baro Başkanı Egemen Gürcün’ün yanısıra yönetim kurulu üyelerinin de hazır bulunduğu toplantıda bugüne kadar yapılan çalışmalar ve bundan sonra yapılacak çalışmalarla ilgili bilgiler sunuldu. Basın açıklamasında şöyle denildi;

2025–2026 Adli Yılı Basın Toplantısı Konuşması

Bugün, 2025–2026 Adli Yılı’nın açılışı vesilesiyle bir araya gelmiş bulunuyoruz.
Adaletin tesis edilmesi, hukuk devletinin güçlendirilmesi, yargı bağımsızlığının korunması ve savunma hakkının güvence altına alınması, barolarımızın ve meslektaşlarımızın temel sorumluluk alanlarıdır.

Bu toplantıda, ülkemizdeki güncel yargısal sorunları sizlerle paylaşmak, Tekirdağ Barosu olarak geçtiğimiz adli yılda yaptığımız çalışmaların bir değerlendirmesini sunmak ve yeni dönemdeki vizyonumuzu aktarmak istiyorum.

Öncelikle ülkemizde kamuoyuna yansıyan hukuki süreçleri değerlendirerek başlamak istiyorum, bu noktada ilk başlığımız,

  1. Adil Yargılama ve Hukukun Üstünlüğü

Adaletin, hukuk devletinin temel taşı olduğunu her fırsatta vurguluyoruz. Ancak, tutuklama tedbirinin istisnai değil, adeta cezalandırma aracı olarak kullanıldığını üzülerek gözlemliyoruz. Son dönemde, özellikle seçilmiş belediye başkanları ve yöneticilerin keyfî tutuklamalara maruz bırakılması ve ardından kayyum atanması, hem bireysel hak ihlallerine yol açmakta hem de halkın iradesini yok sayarak demokratik işleyişe ağır bir darbe vurmaktadır. Bu durum, yurttaşların hukuka olan güvenini zedelemekte ve demokratik düzeni tehdit etmektedir. Tekirdağ Barosu olarak tutuklanan belediye başkanları ve kayyum atanan belediyeler ile ilgili ortak basın açıklamaları yaptık, hukuki süreçleri yerinde takip ettik. Bu süreci aşmak noktasında yeni yasa düzenlemesine gerek yoktur; sorun uygulamadadır. Ancak tutuklama kararlarında “kaçma şüphesi” veya “delil karartma” gerekçelerinin olgusal temellere dayandırılması zorunlu hale getirilmelidir.  Ayrıca Belediye başkanları yalnızca “görevleriyle ilgili bir suç” nedeniyle açığa alınabilmeli; diğer durumlarda seçilmişlik esasına müdahale edilmemelidir.

Buna ek olarak, bazı yargı kararlarının uygulanmaması (Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay kararı, AİHM’in Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala kararları) hukuk devleti ilkesine ve anayasal demokrasiye telafisi güç zararlar vermektedir. Bu kararlar bağlayıcıdır ve görmezden gelinmeleri tüm hukuk sistemini etkilemektedir.

Hukukun üstünlüğü, keyfilikten uzak, adil ve şeffaf yargılamalarla sağlanabilir. Bu bağlamda tutuksuz yargılamanın esas alınması, iddianamelerin makul sürede hazırlanması ve yargılamaların hızlı şekilde tamamlanması büyük önem taşımaktadır. Uzun tutukluluk süreleri ve yetersiz gerekçeler hem Anayasa’ya hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırıdır. Bu bakımdan değerlendirmemiz, AYM ve AİHM kararlarının derhal uygulanması sağlanmalı. Bu kararları yerine getirmeyen yargı mercilerine yönelik cezai ve idari yaptırımlar ayrıntılı şekilde belirlenmelidir.

 

  1. Yargı Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı

Bağımsız ve tarafsız yargı olmadan adaletin varlığından söz edilemez. 13 üyesinden 6 sının doğrudan Cumhurbaşkanınca belirlenen Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun mevcut yapısı ne yazık ki yürütmenin etkisinden uzak değildir. Hakimlerin coğrafi teminatı halen verilen sözlere karşın sağlanmamış, tayin ve görev yeri değişiklikleri bağımsızlığı zedeleyen araçlara dönüşmüştür.

Hakimlerin Statüsüne İlişkin Avrupa Şartına göre, yargıçların ataması ve mesleki ilerlemesi gibi kararları veren otoritenin en az yarısının, bizzat yargı mensupları tarafından seçilmiş hakimlerden oluşması gerekir. Ancak Türkiye’deki mevcut yapıda hakimler kendi temsilcilerini doğrudan seçememektedir.

Şeffaf, bağımsız ve güvenilir bir yargı sistemi için bu yapının ivedilikle değiştirilmesi şarttır. Bunun yanında mesleğe kabulde mülakatlarda şeffaflık sağlanmalı, yürütmenin etkisi kaldırılmalıdır.  Mülakatlar bağımsız kurullarca icra edilmelidir. Ayrıca Cumhuriyet Savcısı’na bağlı, İçişleri’nden tamamen bağımsız adli kolluk sistemi kurulması yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığına katkı sağlayacak uygulamalar olarak önerilerimizden birisidir.

 

  1. Savunma Hakkı ve Avukatlık Mesleği

Savunma hakkı, adil yargılamanın güvencesidir. Ancak bu hak, son zamanlarda zaman doğrudan hedef alınmaktadır. Ne yazık ki son süreçte de savunma hakkının güvencesi olan avukatların da mesleki görevlerinin gerekleri gerekçe gösterilerek hürriyetleri kısıtlanmıştır. Meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan, yalnızca mesleğini icra ettiği için tutuklanmış, savunma makamının etkinliğine açık bir tehdit yöneltilmiştir. Bu hukuka aykırı tutumu asla kabul etmiyoruz.

Yine geçtiğimiz dönem içinde ne yazık ki Baromuz üyelerine dönük fiili veya sözlü saldırılar devam etmiştir. Avukat Hakları Komisyonumuzun özverili çalışmaları ile bu olaylar karşısında da yargısal süreçlere dahil olarak meslektaşlarımızın yanında olduk. Hiçbir meslektaşımızı asla yalnız bırakmadık.

Öte yandan meslektaşlarımızı zor duruma sokan ve savunma hakkını kısıtlayan tutukluluk gözden geçirmelerinde müdafiin re’sen yapılan incelemelerde haberdar edilmesi ve duruşmalarda hazır bulunması teminat altına alınmalıdır.

 

  1. İfade Hürriyetine Dönük İhlaller

Basın mensuplarının tutuklanması, cezalandırma ve susturma aracı haline gelmiştir. Fatih Altaylı, Suat Toktaş gibi isimlerin tutuklu yargılanması, çok sayıda basın mensubunun adli kontrolle mesleki faaliyetlerinde kısıtlanması veya yayın kanallarına erişim engeli getirilmesi, basın özgürlüğünü ciddi şekilde ihlal etmektedir . Yine geçtiğimiz adli dönemde, anayasal demokratik hak kullanımı çerçevesinde gençlerin demokratik haklarını kullandıkları için gözaltına alınmaları, tutuklanmaları ifade özgürlüğünü maalesef aşındırmıştır.

İstanbul Barosu Başkan ve Yönetim Kurulu’nun, yaptıkları açıklama nedeniyle görevden alınmaları ve haklarında ceza davası açılması, savunma makamına dönük kabul edilemez bir müdahaledir.

Bu bakımdan TCK 216 “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama”, 217/A  “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma gibi” düşünce suçu” doğuran maddeler yeniden değerlendirilmeli, 5651 sayılı Kanun’un 7–8.  (Toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülükleriİçeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararları ile yerine getirilmesi) maddelerindeki keyfî erişim engelleri kaldırılmalı, yargı denetimi güçlendirilmelidir.

 

  1. Kadın ve Çocuk Hakları ( Geçtiğimiz dönem en önemli başlıklarımızdandı )

Tekirdağ Barosu olarak geçtiğimiz dönemde kadına dönük şiddetle mücadelede ve çocuk hakları alanında kararlı bir duruş sergiledik.

  • Kent Konseyleri ile birlikte farkındalık etkinlikleri düzenledik,
  • Şehrimizde meydana gelen kadın cinayetleri davalarını takip ettik,
  • Sempozyumlar ve eğitimler organize ettik,
  • Yenidoğan Çetesi Davası’nı takip ederek suç duyurularında bulunduk,
  • Narin Güran Davası’nı Diyarbakır’da takip ettik,
  • Sıla Bebek Davası’nda soruşturma aşamasından itibaren dosyayı takip ederek kamu davasında da CMK 187. madde uyarınca gözlemci olarak bulunduk,
  • Tekirdağ’daki Suça Sürüklenen Çocuklar için Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile ortak etkinlikler yaptık,
  • Sevgi Evlerinde kalan çocuklarımızla çok sayıda program düzenledik.
  • Muratlı’da uluslararası bir proje kapsamında Roman kadınlara hukuk okuryazarlığı eğitimleri verdik.

 

  1. Baroların Özerkliği ve Demokratik İşleyişi

Barolar, hukukun üstünlüğünün ve mesleki özerkliğin en güçlü teminatıdır. Ancak geçtiğimiz adli yılda İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu’nun görevden alınması ve haklarında açılan davalar, baro özerkliğini ve savunmanın bağımsızlığını doğrudan hedef alan tehlikeli bir örnek teşkil etmiştir.

Tekirdağ Barosu olarak bu süreçte susmadık. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı, seçmen iradesinin yok sayıldığı ve ifade ile toplantı özgürlüklerinin kısıtlandığı bu dönemde, demokratik değerlerin savunusu için harekete geçtik. Çorlu’da yüzlerce meslektaşımızla birlikte düzenlediğimiz “Hak, Hukuk, Adalet” yürüyüşü, sadece bir tepki eylemi değil; aynı zamanda hukukun üstünlüğüne, baroların bağımsızlığına ve yurttaşların temel haklarına sahip çıktığımızın güçlü bir göstergesi olmuştur.

Tekirdağ Barosu’nun mesleki ve toplumsal sorumluluğunu yerine getirme kararlılığını her fırsatta ortaya koymaya gayret ettik. Bu bakımdan Tekirdağ Barosu yönetim kurulu olarak hukukun üstünlüğü ve baroların bağımsızlığı için mücadelemizi çoklu baro yasasındaki gibi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Ayrıca baromuzu ekonomik bakımdan güçlendirecek yeni projeleri de bu adli yıl içinde kazandırma gayreti içinde olacağız.

 

  1. Cumhuriyet ve Demokrasiye Bağlılık

Cumhuriyetimizin değerleri, bizim yol göstericimizdir. Tekirdağ Barosu, her fırsatta Cumhuriyetin temel ilkelerine ve kurucu değerlerine sahip çıkmıştır. Baromuz, Atatürk’e ve Cumhuriyet değerlerine bağlılığını ifade eden subaylarımızın TSK’dan uzaklaştırılması sürecinde hukukun üstünlüğünü ve ülkemizin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bağlılığı savunmuş, süreçleri dikkatle takip etmiştir.

 

  1. Tekirdağ Barosu’nun Gelecek Vizyonu
  • Şeffaf ve Katılımcı Yönetim: İlçe temsilcilerimizle düzenli toplantılar yaparak, yereldeki sorunları dinledik ve çözümler geliştirdik. Serbest Kürsü uygulamaları ile meslektaşlarımızın görüşlerini aldık. İlçelerde “Dayanışma ve Danışma Toplantıları” düzenledik. Zaman zaman yasal değişiklikler öncesinde üyelerimizden görüşler topladık ve ilgili kurumlarla paylaştık. Komisyonlarımızın aktif çalışmalarını destekledik, sosyal medya yönergesini yayınlayarak komisyonların sosyal medyada olmasını sağladık. Şeffaf yönetim ilkesi uyarınca Baro Yönetim Kurulu kararları ile Denetleme Kurulu raporlarını, Disiplin Kurulu istatistiklerini meslektaşlarımıza açtık . Yeni süreçte de bu tür iletişimimiz ve etkinliklerimizi sıklaştıracağız.
  • Dijitalleşme ve Yapay Zeka: Türkiye’de örnek platform olan BARO DİJİTAL’i devreye aldıktan sonra Avukat ve stajyerlere, yapay zeka desteğiyle hazırlanan Resmi Gazete Özetlerini ücretsiz e-posta yoluyla ulaştırmaya başladık.

Yapay zeka hukuk platformu “LexChat” programını ücretsiz sunduk, DEJURE, LEGALBANK ve KARARTÜRK içtihat programları ile anlaşma sağladık. Bu sayede meslektaşlarımızı teknolojik gelişmeler karşısında kendilerini sürekli güncel tutmalarını ve bu gelişmelere adapte olmalarına destek olduk. Bu araçlarla dosya takibi, araştırma ve dava analizi süreçlerini hızlandırarak verimliliği artırmayı hedefledik. Bu alanda öncü baro olarak yeni dönemde dijitalleşme alanındaki yenilikleri üyelerimize sunmaya devam edeceğiz. Ayrıca meslektaşlarımız için e- duruşma salonu olmayan ilçelerde bu hizmetin sağlanmasını temin ederek her adliyede bu hizmetin gelmesi için çabaladık.

 

  • Mesleki Eğitim ve Yeni İş Alanları: Tekirdağ Barosu olarak, avukatların geleceğe hazırlanması için yeni projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Bu süreçte meslektaşlarımıza yeni iş alanları kazandırmak için örnek çalışmalar yürüteceğiz Alternatif uyuşmazlık çözümü, danışmanlık ve teknoloji tabanlı hukuk hizmetleri alanlarında eğitim ve uygulamalı programlarla meslektaşlarımızın bilgi ve becerilerini güçlendirmeyi, yeni iş fırsatları yaratmalarını sağlamayı hedefliyoruz.
  • Mesleki Dayanışma : Geçtiğimiz dönem CMK’daki ücret adaletsizliğine karşı imza kampanyası düzenleyerek bakanlığa ilettik. TBB Kurgusal Dava Yarışması’na ev sahipliği yaparak bölge ikincisi olduk. Ruhsat alan veya nakil gelen meslektaşlarımızı ziyaret ettik, kıdemli üstatlarımızla ofislerinde buluştuk. Ulaşılabilir olmaya ve mesleki dayanışmayı yükseltmeye gayret ettik. Yeni dönemde de bu çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.
  • Genç Avukatlar ve Stajyer Avukatlar: Genç meslektaşlarımızın mesleki ve ekonomik sorunlarına yönelik projeler geliştireceğiz, çeşitli vergisel kazanımlarını koruyarak büyütmek için çalışacağız; stajyerlerimiz için mentorluk programları ve genç avukatlar için mesleki destek ağları oluşturacağız. Stajyer avukatlarımızın eğitim programlarının kalitesini daha da artıracağız. Geçtiğimiz dönemde Adli yardım görevi alan meslektaşlarımızın mağduriyetini gidererek birikmiş tüm alacaklarını ödedik. Yeni dönemde de bu güvencelerini koruyacağız.
  • Avukatlık Mesleğinin Güçlenmesi : Avukatlık hizmetlerinde kalitenin artırılması hedefine ulaşılabilmesi için ilk atılması gereken adım; hukuk fakültelerine girişte uygulanan yükseköğretim başarı sıralamasının ivedilikle 100 bine, ardından kademeli olarak 75 bine ve 50 bine yükseltilmesidir. Hukuk fakültelerine akreditasyon uygulaması getirilmeli, akredite olamayan fakültelere önce süre verilmeli, TBB hukuk fakültelerinin standartları belirleyen akredite kurum olmalı, süresi içerisinde şartları sağlayamayan fakülteler kapatılmalıdır. Hukuk Mesleklerine Giriş sınavı devam ettirilmeli, meslekte uzmanlaşmanın getirilmesi hukuk çevrelerince tartışılmalıdır. Yeni adli yılda da TBB ve Barolar ile uyum içinde bu hedeflerin gerçekleşmesi için katkı sunmaya devam edeceğiz.
  • İnsan Hakları ve Toplumsal Katkı: İnsan hakları, çocuk hakları ve kadın hakları alanında aktif olduk. Dezavantajlı kesimlerle iletişim halinde olduk, kadın hakları ve engelli hakları dernekleri ile ortak çalışmalar yaptık. Şehrimizdeki Belediyeler, Kent Konseyleri, muhtarlar, ve STK’lar ile uyum içinde faaliyet gösterdik. Toplumsal davalarda kurumsal duruşumuzu göstermeye devam edeceğiz.
  • Çevre ve Hayvan Hakları: Ankara’da görülen ekokırım davasına katıldık, marmara derin deşarj davasını takip ettik, şehrimizde çevre ve kentle ilgili gelişmeleri takip ettik, Trakya ve Nükleer Santral Paneli düzenledik. Şehrin çevre dokusunu korumak için ilimizde bu alanda çalışma yürüten kişi ve kurumlarla dayanışma içinde hareket ettik. Yine ilimizdeki hayvanlara dönük şiddet davalarını takip ettik, Hayvanları Koruma Kanunu çıkmadan önce sahada çalışmalar yaptık daha sonra AYM’de görülen iptal davasına üçüncü taraf görüşü sunduk, hayvan bakımevleri ve rehabilitasyon merkezlerine kurumsal ziyaretler yaparak raporlar tuttuk. Hayvanların Korunması Hakkında Uygulama yönetmeliğinin bazı maddelerinin iptali için dava açtık.
  • Sağlık Hukuku: Sempozyumlar düzenledik, kamu kurumları ile ortak proje hazırlıklarına başladık.
  • Kurumsal Güç: Tekirdağ Barosu olarak, kamu kurumları ile çözüm odaklı ve güçlü kurumsal diyaloglar geliştirdik. Üye verdiğimiz İl ve İlçe kurulları ve komisyonlarda aktif görev alarak şehrimizin demokratik yaşamına ve hukukun gelişimine katkı sunduk. Barolar arasında etkimizi artırarak son genel kurulda TBB Disiplin Kurulu’na üye verdik.
  • Adalete Erişim: Toplumun her kesimi için hukuka erişimi kolaylaştıracağız. Adli yardım ve CMK hizmetleri, vatandaşların adalete erişiminde kritik rol oynamaktadır; bu hizmetlerin etkinliğini artıracak projeleri geliştirecek, adaleti toplumun ayrılmaz bir parçası hâline getireceğiz.

Saygıdeğer basın mensupları,
Yeni adli yılda da Tekirdağ Barosu, hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı ve güçlü savunma için aynı kararlılıkla mücadele etmeye devam edecektir. Geldiğiniz için hepinize çok teşekkür ederim.

Av. Egemen GÜRCÜN  – Tekirdağ Barosu Başkanı

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.