Tekirdağ Barosu Başkanı Av. Egemen Gürcün: “Bu dava yalnızca bir ceza yargılaması değil, savunma mesleğine ve barolara yönelmiş tarihsel bir baskı girişimidir.”
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında, baronun kamuoyuna yaptığı bir açıklama gerekçe gösterilerek açılan ceza davasının duruşmasında söz alan Tekirdağ Barosu Başkanı Av. Egemen Gürcün, yargılamanın özünde baroların anayasal rolünü hedef aldığını belirterek, ifade özgürlüğü ve savunmanın bağımsızlığına sahip çıkılmasının hukuk devleti açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.
“Bu Yargılama Sıradan Bir Ceza Davası Değil”
Av. Egemen Gürcün, söz konusu davanın yalnızca bireylere yönelmiş bir ceza yargılaması olarak değerlendirilemeyeceğini ifade ederek, sürecin savunma mesleği ve barolar nezdinde bir baskı kurma girişimi niteliği taşıdığını dile getirdi. Baroların yalnızca birer meslek örgütü olarak görülmesinin anayasal gerçeklikle bağdaşmadığını belirten Gürcün, baroların hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan haklarının korunmasında anayasal bir işleve sahip olduğunu vurguladı.
Avrupa’da Avukatlık Mesleğinin Korunmasına ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ile avukatların mesleki faaliyetlerini güvence altına alan standartların giderek güçlendiğini hatırlatan Gürcün, Türkiye’de ise henüz bu seviyeye ulaşılamadığını, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle baskı gördüğünü ifade etti.
Savunma Sanık Sandalyesine Oturtulamaz
İstanbul Barosu’na açılan bu davada, savunmanın temsilcilerinin sanık sandalyesine oturtulmak istendiğini belirten Gürcün, bunun baroların anayasal görevleriyle açıkça çeliştiğini söyledi. Baroların susturulmasının toplumda otosansür ve sansür iklimi yaratacağını vurgulayan Gürcün, ifade özgürlüğüne sahip çıkmanın demokratik toplum düzeninin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu ifade etti.
Duruşmaya konu edilen açıklamada herhangi bir şiddet çağrısı, terör örgütü övgüsü ya da yönlendirme bulunmadığının altını çizen Gürcün, atılı suçların maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğini, dosyanın bu yönüyle cezalandırmaya elverişli olmadığını kaydetti.
Bu Dava Tüm Baroları ve Hukuk Devletini İlgilendiriyor
Gürcün, yargılama sonucunda verilecek kararın yalnızca İstanbul Barosu’nu değil, tüm baroları ve hukuk devletinin geleceğini ilgilendirecek emsal nitelikte olduğunu belirtti. Baroların toplum adına açıklama yapma görevinin anayasal bir görev ve sorumluluk olduğunu vurgulayan Gürcün, davanın adil yargılama ilkeleri doğrultusunda beraatle sonuçlanmasının hukuk devleti ve demokrasi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.